HacUmreHaber.com
Türkiye'nin İlk Hac ve Umre Haber Portalı

Veda Haccında Yaşananlar Veda Hutbesinden Günümüze Alınacak Dersler

0

Veda Haccında Yaşananlar Veda Hutbesinden Günümüze Alınacak Dersler

Ve Medine’den yola çıkıyorlar terbiye ile. Mekke’ye gidene kadar. Yolda bir sürü şey yaşanıyor. Efendimiz’in Medine’den çıkışı ve tekrardan Medine’ye bir daha dönüşü 28 gündür. Biz siyerin içerisinde özellikle Medine dönemini biliyorsunuz çok detaylı biliyoruz. Elhamdülillah. Sahâbede, tâbiînde, etbeu’t tâbiînde Allah Resûlü’nün dünyasına ait ne varsa her şeyi nakletmiş bize de bunun ulaşması adına ciddi bir gayret vermişlerdir. Ama o hac çok özel bir hac olduğu için, çok önemli bir hac olduğu için ve yüzlerce göz Resûlullah’ın önünde, karşısında olduğu için adeta birer kamera gibi o 28 günün her karesini çekmişler. Ve bize nakletmişler.

Ne yapmış aleyhisselatu vesselam Efendimiz biliyor musunuz? Hanımlarından Âişe anamızı, Ümmü Seleme anamızı ve Safiyye anamızı özellikle götürüyor. Kadınlar veda haccına katılsınlar, erkeklerde kadın hakları neler görsünler, şahit olsunlar ve anlatsınlar istemiştir. Ve biz o Vedâ haccındaki çıkıştan bir daha Medine’ye dönene kadarki süreci bu kadar detaylı olarak biliyoruz. O detaylara giremeyeceğiz bizim asıl konumuz o değil çünkü. Ama bilelim ki böyle bir müktesebat, böyle bir birikim var elimizde. Elhamdülillah.

Efendimiz aleyhisselatu vesselam hac sırasında muhtelif yerlerde muhtelif zamanlar içerisinde hutbeler irad ediyor. Aslında  Vedâ haccı çeşitli yerlerde yapılmış.

Vedâ hutbeleri  bütün bu yolculuk boyunca yaptığı hutbelerin toplam bir araya gelmiş hali. Çok önemli konulara dikkat çekti Efendimiz aleyhisselatu vesselam. Özellikle insanlığa verdiği mesajlar bağlamında hangi mesajları alıyoruz?

Hac aslında insanlığa bir mesajdır. Ama Vedâ haccı zaten özel olarak böyle. Nasıl? Meselâ biz hutbeleri okuyoruz ilginç bir şeyle karşılaşıyoruz. Efendimiz’in karşısında Müslümanlar var. Ki onlar hepsi sahâbî zaten. “Yâ Ashâbî” İşte benim ashâbım diyor bazı yerlerde. Geri kalan yerlerde “Ya eyyühellezine âmenû” değil. “Yâ eyyühannâs” Ey İnsanlar! Ey insanlık diye hitap ediyor. Neden? Çünkü mesaj insanlığadır. Orada artık çok farklı bir biçimde sadece milâdî altıncı asra da değil. Mekke’ye, Medine’ye değil. Bütün bir insanlığa, bütün bir insanlığın zamanlarına ve zeminlerine hitap ediyor.

Veda Haccını nasıl anlamalıyız?

Biz Vedâ haccını inanılmaz derecede farklı şekillerden ele alabiliriz. Yani emin olun. Vedâ haccı ve Vedâ hutbesi hak ettiği oranda bizim tarafımızdan anlaşılmıyor ve konuşulmuyor. Ben sadece olayın bir boyutunu bu sınırlı dakikalar içerisinde sizin ve kardeşlerimizin nazarına vermek istiyorum. Böyle bir soru sormak istiyorum. Bugün insanlığın problemlerini bir tespit etsek. Bakın 21. asırdayız. İnsanlığın sayısı 8 milyara varmış. 8 milyarlık olan bu insanlık ailesinin sorunlarını, iktisadî sorunlarını, idarî sorunlarını, dinî sorunlarını, mezhebî sorunlarını, meşrebî sorunlarını, hepsini böyle bir zihin turu yapsak ve gerçekten bunları tespit için gayret içinde olsak. Bilmem bana katılır mı kardeşlerimiz, siz katılır mısınız bilmem. Ama ben 10 tane temel sorun tespit ediyorum.

Veda hutbelerinin  çağımıza mesajları

Diyorum ki şu anda içinde bulunduğumuz 21. asır. Ve bizim insanlığımızın bakın ayrım da yapmıyorum. Müslüman-gayrimüslim diye bir ayrım yapmıyorum. İnsanlık özelinde konuşuyorum. İnsanlığın şu anda 10 tane temel problemi var. Nedir bunlar?

Birincisi: İnsan onurunun çiğnenmesi. İtiraz eden etsin. Desin hayır hocam bu böyle değil de böyledir desinde konuşalım. Ama öyle değil. Öyle olmadığını üzerinde durduğumuz zaman bu tespitlerin gerçekten haklı olduğuna hepimiz kanaat getireceğiz.

İkincisi: Irkçılığın bir kanser haline dönüşmesi. Şu anda dünyanın her tarafında ırkçılık, milliyetçilik yükselen bir trend arz ediyor. Farklı bir hastalık. Ve daha büyük bir biçimde biz bununla karşı karşıya kalacağız. Ve bunun mücadelesini vermek durumunda kalacağız.

Üçüncüsü: Can, mal, akıl, nesil ve din emniyetinin kalmaması. İnsanlığın tamamında böyle bir sorunda var.

Veda Hutbesi Kadın Hakları ve Kadınlar

Dördüncüsü: Kadın haklarının yerle bir edilmesi. Kim diyebilir ki şu anda kadın meselesinde insanlığın bir problemi yok? Kadın mesele değil, kadın sorun değil, ama kadını sorun gören bir zihniyet var karşımızda. Bir tarafta kadını metalaştıran, eşyaya dönüştüren; bir taraftan kadının onurunu ayaklar altına alan, bir tarafta kadını erkeğin rakibi gibi gören, bir tarafta kadını başka başka şeylere malzeme olarak kullanan ila-ahir. Bir sürü sorunla karşı karşıyayız. Onun için 21. asrın insanlığının böyle bir sorunu var. Kadın haklarının yerle bir edilmesi.

Beşincisi: Haksız kazanç ve faizin sömürünün en önemli araçları haline gelmesi.

Şu anda bakın dünyanın 8 milyar nüfusundan bahsettik yüz ailenin elinden bütün güç. Servet belli insanların elinde dönüp dolaşıyor. Ve inanılmaz derecede tefecilik, kan emicilik bunun altından neler neler ve insanlık şu anda açlıkla karşı karşıya birçok yerde biz bu sorunu yaşıyoruz dünyanın farklı yerlerinde

Altıncısı; İnsan kanının sudan ucuz bir hale dönüşmesi.

Bunu da görüyoruz coğrafyaların birçok yerinde

Yedincisi; Suçun şahsiliğinin ortadan kalkması. Bakın babasının yüzünden evladına suç veriliyor. Amcasının yüzünden yeğeni suçlu yad ediliyor. Yeğenin yüzünden dayıya fatura çıkıyor. Eşler bile birbirlerinin yüzünden toplumda da yargının önünde de yargıya öteden işte siyasetin baskısıyla birilerinin nezdinde bunlar yapılıyor ve bunlar sadece İslam coğrafyalarında değil İslam coğrafyalarında zaten var bu ama başka yerlerde de var. Biz dediğim gibi insan çerçevesinde konuşuyoruz.

Sekizincisi; İnsan haklarının yerle bir edilmesi

Dokuzuncusu; insanın kendi nefsine zulmetmesinin teşvik edilmesi. İnsan kendi nefsine zulüm ediyor ve bu gün insanlığın en büyük sorunlarından bir tanesi de bu

Onuncusu da ; İyilerin kötüler kadar cesur olmaması ve iyiliğin hakkı ile temsil edilmemesi. Şimdi itiraz edebilir misiniz? Diye bilir misiniz hocam bu on tane sorun yirmi birinci asırdayız yok diye hepsi var. Ben şimdi bu kağıdı size vericem. Siz burda tutun.

Biz  burada bu on sorunun altıncı asırda nasıl Allah resûlü (sas) ‘in o mübarek dilinde karşılık bulduğunu görüyoruz. Bakın insanlığın problemlerini çözüyor. İnsanlığa Ufuk veriyor. Bu gün eğer hutbelerimizde bu Ufuk yoksa bunun ciddi bir biçimde sorgulanması lazım. Ya yeter artık ya biz pirenin kanıyla mı uğraşacağız. Allah Resulünün örnekliği burada işte bakın insanlığa ufuk veriyor. Değil sadece kendisini dinleyen insanlara 21. asrın dertleri bunlar biz o dertlere altıncı asırdan şimdi reçeteler okuyacağız. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz Mina da, Müzdelife de, Arafat’ta , Kabe de çeşitli yerlerde hutbeler irad etti. Biz onları çeşitli yerlerden topluyoruz ve Veda hutbesi denilen o metni çıkarıyoruz.

Neydi birincisi?

İnsan onurunun çiğnenmesi

– Bakın Allah resulü (sas)  ne diyor:  Rabbiniz birdir. Allah’tan korkun ve yalnızca o’na kulluk edin. İnsan onurunu kazandıran en önemli şeyin kulluk olduğunu söylüyor. Allah’a kulsanız başka hiçbir kapının kulu değilsiniz diyor. Allah’a kul değilseniz binlerce kapıya kulsunuz , kölesiniz diyor. Onur Abdullah olmak da diyor. Abdullah’sanız eğer başka bir kul olacak kapı yok. Sizin önünüzde ve onur kazandırıyor insanlığa, insanlığa Onur kazandırılan en önemli şeyin tevhit olduğu gerçeğini bakın veda haccından öğreniyoruz.

İkincisi neydi?

Irkçılığın bir kanser haline dönüşmesi ki asabiyet

İlgili Haberler...

Evet. Ne diyor sallallahu aleyhivesellem Veda hutbesinin okuyoruz. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız Adem ise topraktan yaratılmıştır. Arap’ın Arap olmayana ,Arap olmayanın araba, Beyaz’ın siyaha ,siyahın beyaza hiç bir üstünlüğü yoktur. üstünlük nerededir? Takvadadır. Üstünlüğü takvaya bağlayan bir din ve bunun üzerinden bütün asabiyetleri ayaklar altına alan bir din , asabiyet meselesini konuşurken biz tek taraflı konuşuyoruz. Yani sadece meseleyi ırka indirgeyerek konuşuruz. Öyle değil. Biz efendimizin ufkunda konuşalım. Efendimizin ufkunda konuştuğumuz da mesela büyüğün küçüğe, yaşlıdır gence itibar etmiyor ve genci konuşturtmuyor. Gençtir yaşlıya ya sizin devriniz bitti diyor bu da bir asabiyet aslında

 İçinde bulunan halin asabiyeti olur mu?

– olmaz olur mu? Mesela ırklar arasında olduğu gibi cinsiyetler arasında kadının erkeğe erkeğin kadına, hemşerilik asabiyeti, toprak asabiyeti, Mensubiyet asabiyeti, falanca partidenim filanca tarikattanım e diğerleri diğerleri farklı kendisini üstün bir konumda tutması dolayısıyla her türlü asabiyeti alıyor ayaklar altına ve ne diyor üstünlük takva da diyor. Allah resulü (sas) ‘in veda hutbesindeki ufkudur.

-Hocam şunu anlasak birçok mesele çözülecek aslında

 Can, mal ,akıl, nesil ve din emniyetine kalmaması

-evet bakın Allah resulü (sas) konuşuyor; canlarınız ,mallarınız ,namuslarınız mukaddestir. Her türlü tecavüzden korunmuştur. Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Aleyhisselatu vesselam efendimiz korunması gereken 5 temel emniyeti güvence altına alıyor ve Mukaddes diyor bunlar. Nasıl mukaddes?  Nasıl Kâbe mukaddes ise o kadar mukaddes, nasıl mukaddes? o gün ne günlerden? Arife, yer neresi? Arafat , bu kadar mukaddes bugün kadar mukaddes bu yer kadar mukaddes Kâbe kadar mukaddes böyle sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz bir ufukta konuşuyor. Dördüncüsü?

Dördüncüsü bugün en büyük meselelerinden biri kadın haklarının yerle bir edilmesi

İşte buyurun  Allah resûlü sallallahu vesellem konuşuyor; kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı size tavsiye ederim. Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız. Onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınlar kadınların da sizler üzerinde hakları vardır. Karşılıklı tek taraflı değil ve o hakların yerine getirilmesini söylüyor ama burada bir acımızı söyleyelim. Allah resulü bunu söylüyor ve daha neler neler söylüyor.

Allah aşkına bu kadın konusunda ümmeti Muhammed’in hali nedir biz bu meselede insanlığa  örnek olabilecek bir model bir duruş ortaya koymamız gerekirken sanki değerlerimiz de Haşa bir kusur varmış gibi bir de bir suçluluk psikolojisi içerisindeyiz. Ama burada kendimizi ciddi bir biçimde sorgulamamız gerekiyor mesela bakın yakın bir zamanda bu memlekette de kadınlar Allah’ın emanetidir sözünün üzerinden emanet kavramına yaklaşım meselesinde farklı farklı şeyler söylenildi. ben de dinlerken kızdım belki o konuşanlara sizde kızdığınız başkaları da kızdı. Bu ama  oturup bir kendimizi de bir sorguya çekelim. Emanet kavramı hak ettiği oranda biz bu memlekette muhataplarımıza anlattık mı? Emanet istediğin her şeyi yapabilirsin mi demek yoksa emanet istediğin her şeyi yapamazsın mı demek. Burada bir emanet bilinci var. O bilinci şuuru ne kadar kavramışız. Ve bu meselede özellikle kadınlar meselesinde özellikle Allah Resul’ünün bize gösterdiği  o ufkun  neresindeyiz bunların üzerinden aslında tekrardan konuşulması gerekiyor.

Beşincisi; Haksız kazanç ve faizin sömürünün en önemli araçları haline gelmesi.

– Allah resulü konuşuyor; Faizin her çeşidi kaldırılmıştır ayağımın altındadır diyor. Lakin borcun aslını vermek gerekir. Bir borç ahlakı da öğretiyor Sallalahu Aleyhi vesellem  ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız. Kaldırdığım ilk faizde amcam Abbas’ın faiz alacağıdır diyor. Yine ilk bedeli aileye ödettiriyor sallallahu aleyhi vesellem, amcam önce o diyor ve onun bu noktadaki faiz alacaklarını söylüyor. Faiz meselesinin ekonomiyi ne hale soktuğu belli, faiz meselesinin bizim sırtımızda nasıl bir büyük kambura dönüştüğü belli, faiz meselesinde ne kadar ciddi bir biçimde hassasiyetLerimizin zayıfladığı da belli dolayısıyla bunların çok ciddi bir biçimde yeniden üzerinde durulması gerekiyor

Efendimiz’e (sas) bir hususla alakalı bir şey söylediği zaman çözümünde ortaya koyuyor.

-Tabi alternatifi gösterilmemiş ne olacağına dair belli bir şey ortaya konulmamış hiçbir şey yok. mesela efendimiz faiz meselesini önce bir karz-ı Hasen dediğimiz güzel bir borç verme noktasındaki teşvik-i tamamen ortaya koyduktan sonra çözdü onun için bu noktada sıkıntılarımız var zaten. Devam edelim.

İnsan kanının Sudan ucuz bir hale dönüşmesi

-Bakın  Allah rasulü (sas) ‘e kulak veriyoruz cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. İlk kaldırdığımda Davada amcamın oğlu Rabia ibni haris’in kan davasıdır yine ilk bedeli evden kendi akrabalarından ailesinden ödetmiş oldu.

Yedincisi suçun şahsiliği nin ortadan kaldırılması

– Baba oğlunun, oğul babanın suçundan sorumlu tutulamaz. Bana ne ailemden bir tanesinin işlediği suçtan. Amcan falanca işi yapmış , dedem filanca işi yapmış. Suç şahsidir. Yani herkes kendi bedelini ödeyecek. Efendimiz (sas)  yargının, adaletin, hukukun temelini koyuyor ortaya ama bugün ne kadar bundan uzağız. Ne kadar bundan uzak işler yapıyoruz. Efendimizin işte ufkunda yeniden düzeltmemiz gereken bir hakikat bunlar. Devam edelim.

Sekiz insan haklarının yerle bir edilmesi

Din kardeşlerinize ait olan herhangi bir hak da tecavüz başkasına helal değildir diyor sallallahü ve sellem, onun için burada tüm haklara riayet edilmesi noktasında bir uyarısı var.

Müslüman’da değil İnsan hakları

– öyle bir sınırlandırma yok hak hukuk meselesinde din bu noktada hiçbir zaman belirleyici unsur değildir

Dokuz  insanın kendi nefsine zulmetmesi teşvik edilmesi

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı var. Hastalandım mesela gitmemezlik edemezsin. Çünkü o da sana emanet. Uykusuz kalıp da ertesi gün esneyip esneyip duramazsın.  işte saatlerini boş şeyler için harcayıp da kendiniz sağlıksız bir hale getiremezsin. Saatlerce oturup hareketsiz kalıp hastalıkları üzerine celb edemezsin. Çünkü sana emanet edilmiş.Yani Allah resulü bakın kişiden topluma kadar hayatın bütün alanlarına bu noktada söz söylüyor ve tanzim ediyor sonuncusunu da söyleyin

Onucusu iyilerin kötüler kadar cesur olmaması ve iyiliğin hakkı ile temsil edilmemesi

-Allah Resulü (sas)  kendisini dinleyen yüz bini Aşkın insan ki Ebu Razi’nin ifadesi ile 124 bindir orada dinleyenler. Ey insanlar yarın beni sizden soracaklar. Ne dersiniz? diyor. AShab-ı kiram efendilerimiz hep bir ağızdan şehadet ederiz ki sen Allah’ın dinini  görevini hakkıyla yaptığın. Bize nasihat ettin ve bize vasiyette bulundun dediler. Allah resûlü (sas)  şöyle parmağını şehadet parmağını kaldırdı semaya , sonra indirdi. O cemaatin üzerine indirdiği anda şahit ol ya rab! şahit ol ya rab! şahit ol yarab! dedi. Bu ne demek biliyor musunuz ? Biz burayı tam anlamıyla anlayamıyoruz cemil hocam. Bu şu kaç kişi orda var yüz yirmi dört bin ne kaldı orda, orda Medine de vefat eden sahabe sayısı ne kadar oldu? On bini biraz aşkın.

Dağıldılar yeryüzünün dört bir tarafına neden? Çünkü iyiliği hakkıyla temsil etmek adına şahitlik noktasında bir söz verdiler orada artık Medine’de biz rahat ettik rahata erdik bundan sonra artık peygamber şehrinde nafile ibadetlerle uğraşalım peygamber şehrinde namazlarımızı kılalım bunu demediler Resulullah onlara bir şey emanet etti o emaneti duyurmak için, iyiliği yeryüzüne hakim kılmak için evlerini, barklarını, işlerini, aşklarını terkettiler eğer sahabi o gün şahitliğin hakkını yerine getirmeseydi bugün dünyanın dört bir tarafına bu İslam nasıl duyurulacaktı.

İslamiyetin Anadoluya gelmesi

Allah aşkına hicretin 17. Yılında 16 yılında Anadolu’ya geliyor O yılların hemen arkasında dünyanın dört bir tarafına uzanacak bir sahabi aşkını görüyoruz neden şahitlik hakkını verme adına iyiliği yeryüzüne hakim kılma adına ayağa kalktılar. Onlar  kalktı bizde eğer bu Veda hutbesinde Allah resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin bu Nebevi mirasına sadakat göstereceksek vallahi bizim de kalkmamız lazım başka yolu yok diyemeyiz ki ya biz ne yapalım ki biz ne edelim işte biz sonradan geldik.

Allah resulü duymadık hayır bu sözler bize de söylüyor ve Allah resulü bizimle yüzleşecek o gün onlara şahitlik ettiğine dair ikrarını aldı Allah onları yüz yüze getirecek biz de ona ümmet olma adına bir iddiamız var bizde onunla yüz yüze geleceğiz . o yüz yüze geldiğimiz gün yüzüne bakacağım ız yüzümüzün olmasını istiyorsak bu şahitliğin hakkını yerine getirecekğiz peki nasıl getireceğiz iyiliği hayırlı güzelliği anlayacağız ve bulunduğumuz yerlerde bunu hakim kılmanın mücadelesi vereceğiz yani yaşayacağız ve yaşatmaya çalışacağız. Yni temsil edeceğiz ondan sonra da kavli olarak sözlü olarak tebliğ edeceğiz. Allah hakkıyla anlayanlardan yaşayanlardan ve şahitliğin sorumluluğunu yerine getirenlerden eylesin hepimizi

– Ancak bu şekilde bu nebevi mirasın ve bu emanetin hakkını vermiş oluruz. Hocam çok kısa bir şey dikkatimi çekti. Başından sonuna insan var.

-Din odur zaten insan onurunu korumak için var. İnanın ki Kuran dediğiniz Allah’ın kelamının en büyük işareti Allah’ın insana tenezzül etmesidir. Muhatap almak kadar değerli bir şey var mı? Muhatap alıyorsunuz. Ve bu din insanı muhatap alıyor. Bu din insana insalığını hatırlatıyor. İnsanlığının ana kodlarına  fabrika ayarlarına ki  işte o fıtrat fıtrata çağırıyor. bütün bu dinin mesajlarının temelinde bu var.

Allah kabul etsin  inşallah

 

Veda Haccında Yaşananlar Veda Hutbesinden konulu makalemizi yada haberimizi okuduğunuza seviniyoruz. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bir araştırma için sitemizde arama yapabilirsiniz. Yeni içeriklerimiz için sitemizi sık sık ziyaret ediniz. Veda Haccında Yaşananlar Veda Hutbesinden yorumları okumak için sayfanın en altına gidebilirsiniz. Yazımız ile ilgili değerli eleştiri veya destek yorumlarınızı yorum bölümümüze lütfen yazınız.

  Sponsor Reklamlar Önem Arzetmektedir
yorum Yap
PHP Code Snippets Powered By : XYZScripts.com